Bizi arayın: 0 224 234 05 00 Online Randevu
Uzm. Dr. Faruk Şahin
Meslekte 51. yılı
Hakkında

18 Şubat 1948’te Bursa Orhangazi Gölyaka köyünde doğdum. İlkokul 1. sınıfı, evimize yürüme mesafesi yarım saat olan Dutluca Köyü İlkokulunda okudum. Birtakım problemler neticesinde o okuldan ayrıldım ve ilkokul eğitimimi Gemlik Şehit Cemal İlkokulunda tamamladım. Ortaokul ve lise öğrenimimi; ortaokul yatılı, lise nihari olmak üzere Bursa Erkek Lisesinde tamamladım. İlk üniversite sınavımda İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandım. Bugün 67-68 kuşağı diye anılan öğrenci grubunun içerisinde yer aldım. 1973 yılında bizim girmemizin ardından Çapa ve Cerrahpaşa Tıp diye ikiye ayrılan İstanbul Tıp Fakültesinin Çapa tarafından mezun oldum. Hemen askere gitmeye karar verdim ve Samsun’da acemi birliğimde çektiğim kura ile Elazığ Topçu Tabur Komutanlığının revirinde göreve başladım. Askerliğim sırasında, sınıf arkadaşım Dr. Şükran Oğuz ile evlendim. 1974 yılında kızımız Aslı dünyaya geldi. Askerliğimin bitiminden sonra Bursa’ya dönme kararı aldık. Eşim, 1976 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde anesteziyoloji ihtisasına başladı. Ben kendi bölümümün sınavını bekleyerek 1978’de eğitimime başlayabildim. 1980 yılının Haziran ayında kızımız İdil dünyaya geldi. 1981 yılında ihtisasımı tamamladım ve uzman olarak çalışmaya başladım. 1980 darbesinin dayattığı kötü koşullar nedeniyle, ailemle birlikte aldığım karar neticesinde üniversiteden ayrıldım. 1981 Mayıs’ından itibaren Setbaşı’nda açtığım muayenehanemde çalışmaya başladım. Aslında amacım en kısa sürede grup çalışmaları için bir ekip kurmaktı. Bu hayalle günler, yıllar gelip geçiyordu ki, Dr. Cengiz Mıhçı diye bir KBB hekiminin de grup çalışmaları için hazırlık yaptığını duydum. Cengiz Bey ile tanıştıktan sonra çalışmaları birlikte yürütmeye başladık. 1986-87 döneminde ciddi zorlukları aşarak Biltaş KBB Anonim Şirketini kurduk. Çekirge Caddesi üzerindeki kliniğimizde göreve başladık. Kendi çapımızda birçok yeniliklere imza atarak çalışmalarımızı sürdürdük. 1989’un sonunda Harvard MD MEEI’de, gözlemlerde bulunmak üzere bir yıl Boston’da yaşadım. Buradaki doktor arkadaşlarımın önerisi ve ortağım Dr. Cengiz Mıhçı’nın onayıyla rinoloji ile ilgilenmeye karar verdim. 1990 yılı sonunda döndüğümde kliniğimizde endoskopik sinüs cerrahisi, açık teknik rinoplasti ve nazal alerji tanı ve tedavisini başlattık. Meslek faaliyetlerimin dışındaki zamanımı tenis oynayarak, rüzgâr sörfü yaparak, müzik dinleyerek ve kitap okuyarak geçiriyorum.

Daha fazla gör
Soru:
Faruk Bey, sizi televizyon programında izledim. Apne sorunum var. Ameliyat tavsiye ettiler, siz de bir cihazdan bahsettiniz bilgi istiyorum. Ne zaman muayene olabilirim?

Öncelikle uyku apnesini tek başına değerlendirmeyiz. Çünkü apneyi oluşturan bir sebep vardır. O da horlamadır. Neden horluyoruz, hangi tip horlamalar tehlikeli veya ne tip horlamalar zararsızdır, bununla alakalı, son derece detaylı bir bilgilendirme yanıtım, bir başka hastamız için bir alt sırada olmalı. Dolayısıyla uyku apnesi tedavisini bu bütünsel bakış açısıyla değerlendirmeyi uygun buluyorum. Uyku apnesi nasıl başlıyor yanıtı, özel olarak hazırlanmış şu videoda, tıklayarak mekaniğini de görebilirisiniz. https://www.youtube.com/watch?v=yloiMLsUaU0

Apne Tedavisi ve Horlama

Horlama, uyku apnesine dönüşen bir başlangıçtır.

Horlama problemi olan her kişide aynı zamanda apne öyküsü de vardır. Tabi horlamanın ve buna bağlı olarak gelişen uyku apnesinin ne seviye olduğu da çok önemlidir. Şayet uykuda; 1 saat içinde 40 ve üzerinde 10 saniye üzerinde nefes durması problemi varsa, bu tablonun acil olarak irdelenmesi, detaylı, muayene ve testlerle tanımlanması gerekmektedir. Uyku apnesi en masum şekliyle, sabah uykudan kalkan kişilerde dinlenmemiş olarak uyanma bir yana, dikkatsizlik, depresyon, kilo artışı, anksiyete gibi sorunlara da yol açabilmektedir. Ama daha da önemlisi; uykuda 10 saniye üzerinde nefes durmaları, kandaki oksijen doygunluğunu önemli derecede etkiler. Kanda oksijen düşer, oksijen açlığı gelişir. Bu ise kalp gibi, beyin gibi organlarda geri dönüşü imkânsız, doku hasarlarına yol açar.

Horlama Uyku Apnesi’nin Başlangıç Sebebidir.

Peki tedavide nasıl bir yol izliyoruz?

Uyku apnesini, başlangıcını oluşturan horlama sebebini bularak. Tedaviyi de bu yönde oluşturuyoruz. Şayet hastanın horlamasına yol açan neden; burun kemiği eğriliği ise deviasyon cerrahisi bir seçenek. CPAP ve BPAP cihazlar yani uykuda kullanılan basınçlı hava veren yüz maskeleri de bir başka tedavi alternatifi olabilir. Bazen de tiroid gibi, reflü gibi sorunların horlama sebebi olduğunu görebiliyoruz. Burada ise KBB dışındaki uzman hekimlerimize hastalarımızı tedavi için gönderiyoruz. Mesela kilo artışı da bir horlama; dolayısıyla uyku apnesi sebebi. Kilo vermek, bazal metabolizma hızını küçük egzersizlerle arttırmak, kimi zaman hiç ilaca gerek kalmadan, horlama ve uyku apnesi sorununu çözüyor. Alkol ve sigarayı da bu noktada değerlendirmek gerekli. Yatış pozisyonunu düzenlemek uyku apnesi risklerini önleyebilir bir yöntem. Sırt üstü yerine, yan yatmak gibi. Tabi özel hasta grupları için diyerek altını çizmeliyim.  Horlamayı oluşturan etkene yönelik, mesela özellikle çocuklarda geniz eti ve bademcikler, yetişkinlerde fazla büyük dil kökü, yumuşak damak operasyonları gibi seçenekler de bulunuyor. Fakat ilk yaklaşım medikal tedavi. KBB hastalıkları ve cerrahisinde 1987 yılından bu güne hizmet veren merkezimizi daha iyi tanımak için :https://grupmedika.com.tr/doktorlarimiz/

UZMANA SOR
Uzm. Dr. Faruk Şahin
Meslekte 46. yılı

Uzman doktorlarımız genellikle sorularınıza 3 iş günü içerisinde dönüş yapmaktadır.

Sohbet penceresi aç
1
Canlı Destek
Merhaba,
Nasıl yardımcı olabiliriz?