Bizi arayın: 0 224 234 05 00 Online Randevu

Reflü Nedir?

Mide içeriğinin kusma olmaksızın, geriye doğru yemek borusuna, gırtlak ve farenkse ulaşmasıdır. Yemek borusu üzerinde mide salgısının geri gelmesini önleyen 2 sıkıştırıcı kas mevcuttur. Yemek borusu üst sıkıştırıcı (sfinkter) adelesi (ÜÖS) ve yemek borusu alt sıkıştırıcı (sfinkter) adelesi (AÖS). Bunlar yemek borusunun alt ve üst uçlarında yer alır. 

Eğer alttaki sıkıştırma sistemi sağlıklı çalışmıyorsa mideden yemek borusuna doğru mide asidi ve sindirim enzimleri (Pepsin vs.) kaçağı olacaktır. Eğer bu olay haftada 2 veya daha fazla oluyorsa Gastro Ösofageal Rüflü Hastalığı (GÖRH) belirtileri ortaya çıkacaktır. 

Alttaki sıkıştırma sistemi yanında üstteki sıkıştırma sistemi de uygun çalışmıyorsa, AÖS düzgün çalışmaması sonucu mideden yemek borusuna geçen asit hızla boğaza ve gırtlağa ulaşacak ve burada göllenecektir. Eğer bu durum gerçekleşiyorsa o zaman Laringo Faringeal Reflü (LFR) den söz edilecektir. 

GÖRH e ait belirtiler ve/veya göğüs yanması olmaksızın LFR den söz edilebilir mi?

 Evet, LFR’si olan hastaların %50 sinden fazlasında göğüste yanma yakınması yoktur. Çünkü mideden yemek borusuna geçen asidin göğüste yanma yapabilmesi için, yemek borusunda makul bir süre beklemesi ve boru mukozasında tahriş meydana getirmesi gerekir. Oysa LFR’de üst sıkıştırıcı adale yetmezliği olduğundan, mide asidi yemek borusunu hızla geçer, dolayısıyla yanmaya neden olacak yemek borusu tahrişi gelişmemiş olur. Buna karşın gırtlakta göllenen asit LFR belirtileri ortaya çıkartır. 

LFR BELİRTİLERİ; 

  • Sıkça boğaz kazıma ihtiyacı 
  • Uzamış boğaz tahrişi 
  • Uzayan öksürük 
  • Ses kısıklığı 
  • Aşırı koyulaşmış mukus
  • Yutkunma güçlüğü
  • Boğazında devamlı birşey varmış duygusu
  • Yutulmuş gıdanın geri gelmesi
  • Geniz akıntısında artış
  • Seste yorulma ve kırılmalar
  • Solunum yolu tıkanmaları,
  • Islık çalan solunum
  • Ağızda kötü koku ve nefesin kokması
  • Göğüs kemiği arkasında yanma

LFR’DE TANI

Halen LFR tanısında kullanılan basıt ve güvenilir bir metot yoktur. Doktorunuz LFR’niz olduğunu düşünürse aşağıdaki muayene ve testleri planlayabilir;

Klasik KBB muayenesi ve laryngoskopi;

Bu muayene boğaz ve gırtlağı.değerlendirmek için yapılacaktır. Bu muayenede klasik KBB muayenesine ilaveten sert yada esnek endoskop ile yapılan endoskopik laringoskopi ve videostroboskopi ile reflüye bağlı olarak gelişmiş posterior larenjit ve ses tellerindeki ödem ve kizanklık rahatlıkla görülecektir. Bazı hastaların Kulak Burun Boğaz muayenesinde reflü bulgusu olmayabilir. 

24 saatlik pH testi 

Bu ambulatuar (sağlık kurumuna yatırılmadan) yapılabilen, tanıda oldukça değerli bir testtir; eğer yemek borusu ve boğaza çok fazla asit geliyorsa uygulanır. Bu testte 2 asit algılayıcı prop kullanılır. Bunlardan biri yemek borusunun tabanına, diğeri farenkse yerleştirilir. Bu test mide asidinin yemek borusu tabanından tepeye doğru hareket ettiğini göstermesi nedeniyle değerlidir. 

Üst GİS(gastro-intestinal sistem) endoskopisi;

Bu işlem eğer hasta yutma güçlüğünden yakınıyorsa yapılmalıdır. Bu işlem sırasında yemek borusunu örten örtüde bır hasar var mı? Anormal büyümüş doku var mı? Diye araştırılır. Eğer şüpheli bir alan yada doku varsa biyopsi  materyali alma şansı tanır. Bu girişim sayesinde yemek borusunda  aside bağlı inflamasyonun olup olmadığına bakılabilir. Endoskopinin normal olması reflü yok anlamına gelmez.

Rayolojik Tetkikler;

Bu amaçla Radyonükleid sintigrafi ve Baryumlu ösfagogram yapılabilir. 

LFR’DE TEDAVİ

Lfr’nin tedavisinde temel olarak 3 yol vardır; İlaçlı tedavi ve yaşam tarzının değiştirilmesi. Her ikiside çok önemlidir. Nadir vakalarda ise cerrahi tedavi önerilebilir.

A)İlaç Tedavisi:

Hastaların çoğuna Protan Pompa İnhibitörü (PPİ) diye adlandırılan ilaçlar verilir. Protan Pompa İnhibötörü kahvaltıdan 30-60 dakika once alınırsa emilimi daha iyi olur.Eğer günde 2 kez alınması önerilmişse (ki LFR de ideal dozdur) 2. Doz akşam yemeğinden 30-60 dakika once alınmalıdır. Bu ilaçlar mide tarafından asit üretilmesine engel olarak etki ederler. Bu ilaçların en sık rastlanan yan etkileri ; baş ağrısı, mide rahatsızlığı veya ishaldir. Eğer bu yan etkiler görünürse başka grup bir PPİ geçilmesi uygundur.

Tedavide sıkça kullanılan bir diğer grup ilaç ise antiasitlerdir. Antiasitler hazımsızlık, reflü ve göğüste yanma gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarını gidermek için sıkça kullanılır. Bu grup ilaçlar mevcut mide asidini azaltarak etkilerini gösterirler. Antiasitler umumiyetle Magnezyum, Alüminyum veya Sodyum Bikarbonat içerirler. Bikarbonat içeren sakızların da yemek sonrası çiğnenmesi önemli bir destek tedavidir.Her yemekten sonra 2-3 adet bikarbonat içeren sakız çiğnemek, mide reflüsünün şiddetini ve sıklığını azaltmaya yardımcı olur.

B-Yaşam tarzının düzelmesi ve alışkanlıkların değiştirilmesi;

Hafif şiddetteki vakalarda sadece bu yolla iyileşme mümkün olabilir.Ancak orta ve ileri derecedeki vakalarda bunlara ilaveten asit azaltıcı ilaçların kullanımı gerekir. Kolayca yapılabilecek iki basit yaşam tarzı değişikliği hastalık belirtilerinin önemli derecede düzelmesini sağlar. Bunlar;

  1. Gece yatağa gitmeden 2-3 saat önce yemek yemeği durdurmak. Bu sayede midenizde var olan asidin miktarının en az olmasını sağlar. Midemizde var olan en ufak miktardaki asit bile sırt üstü yattığımızda, onu geriye çekecek yer çekimi de olmadığından kolayca yemek borusuna ve oradan da boğazımıza geçecektir. 
  2. Yatağınızın başını 10-15 cm. yükseltmek. Bunu yatağınızın baş tarafındaki ayakları altına tuğla, tahta takoz vb. koyarak sağlayabilirsiniz. Alternatif olarak, belinizden itibaren 15 derece yükseklik sağlayan köpük reflü yastıklarını kullanabilirsiniz. Bu pozisyonlara yaratılacak olan yer çekimi, yatmaya bağlı olarak yemek borusuna doğru yükselmeye başlayan asidin geri mideye dönmesini yardımcı olacaktır.
    Bu amaca hizmet edecek diğer bazı yaşam değişiklikleri ise; 
    1. Sigaranın kesilmesi 
    2. Özellikle bel bölgesini sıkan giysilerden sakınmak.
    3. Az yağlı diyet uygulaması ve aşağıdaki yiyeceklerden vazgeçilmesi; 
      1. Kızartmalar 
      2. Çikolata 
      3. Portakal, üzüm suyu 
      4. Soğan, Sarımsak 
      5. Asidi yüksek zeytinyağı 
      6. Çerez (özellikle ceviz) 
    4. Kırmızı et ve tereyağı sınırlı yenilmesi,
    5. Kafein içeren ve gazlı içecek ve yiyecek alınmaması; (kahve, çay, soda, çikolata)
    6. Alkolden uzak durulacak (özellikle bira, şampanya, şarap vb.)
    7. Nane ve mentol den sakınılacak.
    8. Bazı ilaçların (aspirin betablokerler, kalsiyum kanal blokerleri, diazepam) kullanımına dikkat edilmelidir. 
    9. Bazı hormonların (gastirin, glukagon, vazoaktif intestinal peptid) kullanımına dikkat edilmelidir.

C)Cerrahi tedavi;

Çok sık olmasa da önerilen cerrahi tedavi ‘Laparaskopik Nissen Funduplication’ operasyonudur. Genel cerrahlar tarafından kullanılır.

Reflü Nedir? hakkında sorularınız için formu doldurun, sizi arayalım.

    Bu formu göndererek KVKK Aydınlatma Metni'ni kabul edip, size ulaşmamız için izin vermiş sayılırsınız.
    DİĞER İÇERİKLER

    İlginizi Çekebilir

    • 0
    Kulak Kiri Nedir?

    Uzman Doktor Cengiz Mıhçı kulak kiri ile ilgili bilmemiz gereken tüm doğruları açıklıyor. ...

    Faruk Şahin
    1 sene önce
    • 0
    Meniere Hastalığı Nedir?

    Ani şekilde ortaya çıkan ve yaşam kalitesini düşüren, Vertigo ataklarıyla seyreden Meniere Hastalığı sebepleri nelerdir? Teşhis ve tedavisi nasıl yapılır? KBB Uzmanı Özlem Kaya Turgut anlattı.  ...

    Faruk Şahin
    8 ay önce
    • 0
    Kepçe Kulak Estetiği “Otoplasti” Nedir

    Kepçe Kulak Estetiği “Otoplasti” nedir? Hangi kulak deformiteleri için uygulanır? Farklı teknikler var mıdır? Ameliyatın yapılması için ideal yaş nedir? Op. Dr. Murat Belgi, yanıtsız soru ...

    Faruk Şahin
    7 ay önce
    • 0
    Geniz Eti Büyümesi Tedavisi ve Ameliyatları

    Çocuklarda sıkça görülebilen geniz etleri hangi belirtilerle seyreder? Büyüme geriliğine karşı tedavi edilmesi neden önemlidir? Ameliyatlarına nasıl karar verilir?  ...

    Faruk Şahin
    4 ay önce
    • 0
    Kulak Kiri ve Yapılması Gerekenler

    Dış kulak ve dış kulak yolu  Kulak kirini net olarak anlatabilmek için önce kulağın anatomisine bakmakta yarar vardır. Dış kulak, kafanın yan tarafında bulunan ve bir tünel girişi gibi gözüken, kulak ...

    Faruk Şahin
    4 ay önce
    • 0
    Kepçe Kulak ve Otoplasti

    Kepçe kulak sorunu, kulakta en yaygın olan şekil bozukluğu türüdür. Genellikle her iki kulakta birden görülmekle birlikte, bazı kişilerde yalnızca tek bir kulak kepçe kulak görünümünde olabilir. Kadın...

    Faruk Şahin
    4 ay önce
    UZMANA SOR
    Uzm. Dr. Faruk Şahin
    Meslekte 46. yılı

    Uzman doktorlarımız genellikle sorularınıza 3 iş günü içerisinde dönüş yapmaktadır.

    Sohbet penceresi aç
    1
    Canlı Destek
    Merhaba,
    Nasıl yardımcı olabiliriz?