Özel Grup Medika Kulak Burun Boğaz

Alerjinin yunanca karşılığı “farklı tepki vermek” tir. Tıbbi olarak ise; normalde zararsız olan maddelere karşı bir insanın immün sisteminin, diğer insanların göstermediği şekilde farklı ve aşırı bir reaksiyon göstermesi anlaşılır. Bu düşman olarak algılanan madde, genellikle zararsız olan bir proteindir. Toplum içerisinde bu şekilde farklı ve aşırı reaksiyon verenlerin sayısı %20 olarak düşünülmektedir.

Bilinen ve en sık karşılaşılan alerjenler; polenler, hayvan tüyü, ev tozu – akarlar, küf mantarları ve gıdalardır.

Alerjenler deri yolu ile (kremler), solunum yolu ile (polenler) veya sindirim yolu ile (gıdalar) alınabilirler. Alerjen ile ilk karşılaşmada hiçbir klinik bulgu ortaya çıkmaz. İlk teması takiben spesifik IgE üretildiği için, aynı alerjenle olacak ikinci temasta alerjik reaksiyon ortaya çıkar. Alerjik reaksiyonda; çok kısa süre içinde deride kızarıklık, kabarıklık, kaşıntı, yanma hissi ve mukozalarda aşırı salgı ortaya çıkar. Kolay fark edilen bu bulguları takiben, günler sonra, İgG aracılığı ile oluşan ve kolay belirlenemeyen geç dönem reaksiyonlar gelişir.

Tamamen alerjik kökenli denilebilecek tek hastalık “mevsimsel nezle” dir. Ürtiker, ilaç , gıda ve böcek alerjileri ise allejik hastalıklar gurubunda olmakla beraber, her zaman alerjik kökenli olmayabilirler. Astma, yıl boyu süren – perennial nezle ve egzama ise kronik inflamatuar hastalık gurubuna girer. Alerji burada esas neden olmayıp hastalığı etkileyen bir faktör olarak rol oynar.

Vücutlarında normal kişilere göre daha yüksek düzeyde IgE antikoru üreten kişilere “atopik” (alerjiye yatkın kişi) denir. Atopi kalıtsaldır ve ana babadan çocuğa geçer. Anababadan birisi alerjik ise çocuğun alerjik olma şansı %30, ikiside alerjik ise çocuğun alerjik olma şansı %60 dolaylarındadır.

Web Tasarım & Hosting : yeşilbeyaz